Burada önerilen, zamanı etkin kullanmanın 20 tekniği, ne zaman ders çalışılacağı, nerede ders çalışılacağı ve zor bir durumda kaldığınızda kendinize ne tür sorular sorabileceğiniz hakkındadır. Okurken sizin için en yararlı olabilecek olan önerilerin altını çizin ya da daire içine alın. Önerilen ve beğendiğiniz tekniklerden iki yada üçünü hemen kullanmak üzere seçin. Bunlar alışkanlık haline geldiği zaman yani bu teknikleri otomatikman kullanmaya başladığınızda, bu yazıyı tekrar okuyun ve birkaç öneri daha seçerek uygulamaya koyun.
DERS NE ZAMAN ÇALIŞILIR?
1-İlk önce hoşlanmadığınız derse çalışın:
Eğer kimya problemleri sizin uykunuzu getiriyorsa, henüz yorgun değilken önce onları çözmeye çalışın. Çoğumuz sevdiğimiz şeylere öncelik vererek en sevdiğimiz dersten başlamak isteriz. Oysa bize zor veya sıkıcı gelenler genelde en çok enerjimizi alanlardır. En çok hoşlandığınız dersleri en sona bırakın. Belli bir konuyu, dersi çalışmaktan kaçındığınızı fark ederseniz ertesi sabah kahvaltıdan bir saat önce uyanın; o zaman kaçındığınız derse çalışma size daha uygun gelebilir. Bu şekilde istemediğiniz bir etkinliği halletmiş olarak güne başlamış olursunuz. Ancak sürekli olarak ihmal ettiğiniz bir ders varsa, bunun daha sonra size sorun yaratabileceğini göz önüne alın. Böyle bir durumda davranışınızın koşullarını yada nedenlerini yakından inceleyin.
2-Maraton şeklinde ders çalışma düzeninden kaçının:
Mümkünse ders çalışma oturumlarını kısa tutun. Dört-beş saatlik ders çalışma maratonunda dikkatinizin konu üzerinde odaklaşma süresi tahmin edebileceğinizden de kısadır. Önünüzdeki beş saatlik çalışma süresini düşündüğünüzde belki de kendi kendinize ?Bu uzun bir gün olacak, acele etmenin bir anlamı yok. İyisi mi önce kalemlerin ucunu açayım; sonra masa lambasının ampulünü değiştireyim, vb.? diye düşünebilirsiniz. Böylece bu beş saatin yalnızca iki-üç saatini ders çalışmaya vermiş olursunuz. Oysa daha kısa süren üç ayrı oturumda dört saate varan daha uzun ve daha verimli bir çalışma süresi elde edersiniz.
Uzun süre ders çalışmak zorunda kalırsanız, sistemli olarak her saat için 10 dakikalık bir ara vermeyi planlayın. Dikkatinizi kısa sürelerde odaklaştırın; sonra ara vererek zihninizi dinlendirin.
Son olarak uzun süre (büyük zaman blokları şeklinde) ders çalışma durumunda, farklı ders konularını arka arkaya gelecek şekilde bir sıraya koyun. Örneğin, matematik, Türkçe ve fizik derslerini çalışmanız gerekiyorsa; Türkçe dersini matematik ve fizik dersinin arasına yerleştirin.
3-Günün sizin için en verimli olabilecek zamanını(saatlerini)belirleyin:
Pek çok insan için en iyi öğrenme gündüz saatlerinde olur. Bu konuda kendinizi iyi gözlemleyin. Eğer gündüz vakti sizin için de en verimli zaman ise, zor derslerinizi gündüz saatlerinde çalışın. Pek çok iş adamı güne çoğumuzun hala uykuda olduğu sabahın çok erken saatlerinde (örneğin 5 yada daha erken)başlar. Atletlerin ve yogo yapanların en iyi çalışmalarını saat 9 ?dan önce tamamladıkları bilinir. O denli erken uyanmak, bu gibi bir havuza atlamak gibidir. İlk şoktan sonra vücudunuz canlanır, zindeleşir. Sabahın erken saatleri çok güzeldir. Tüm dünya sessiz ve sakindir. İnsan zihninin yoğunlaşma gücü telefon, trafik ve sesli medya gürültülerine maruz kalmadan önceki zaman diliminde daha iyidir. Bu tekniği düzenli kullanma konusunda ikna olmadıysanız bir kez de olsa denemenizi öneririz. Kendiniz için en iyi öğrenme saatini bulmanız çok önemlidir. Sabahın erken saati size uygun gelmiyorsa , hangi saatin en iyi olduğunu saptamaya çalışın.
4-Bekleme zamanlarından yararlanın:
Otobüsün gelmesi için 5-15 dakika, dişçide 20 dakika, dersler arasında 10 dakika derken beklemede geçen zaman süresi birikir. Bu bekleme süreleri içinde çalışacak ufak tefek ders notlarını yanınızda bulundurun. Örneğin kartlara yazılmış denklem, formül, terim yada tanımları yanınızda taşıyın. Bir bekleme anında kartları çıkarıp göz gezdirebilirsiniz.
Ders arasındaki teneffüslerde yada daha uzun süreli aralarda ders notlarınızı, okuma materyallerinizi tekrar gözden geçirebilirsiniz. Daha önce hazırlandığınız dersleri 5-15 dakikalık tekrarlarla çok iyi bir düzeye çıkarabilirsiniz. Bu son hazırlık dakikaları sizin için çok değerli olabilir.
DERS NEREDE ÇALIŞILIR?
5-Belirli bir çalışma alanı belirleyin:
Bedeniniz nerede olduğunuzu bilir. Derslerinize sürekli olarak aynı yerde çalışırsanız bedeniniz buna alışır. O yere geldiğinizde çalışmanız gerektiğini otomatikman hissedersiniz. Aynı zamanda dikkatinizi toparlamak da kolaylaşır. Tıpkı kendinizi çalışma masasının başında uyanık kalmak için koşullandırdığınız gibi, yatağınızın yanına yaklaşınca da rahatlamaya koşullandırmışsınızdır. Ders çalıştığınız yerde TV izlemeyin. Çalışma alanını yalnızca ders çalışmaya ayırın ve burada çalışmayı bir görev olarak kabul edin.
6-Oturduğunuz yerde çok rahatlayıp gevşemeyin:
Yatakta bedeniniz rahatlama ve uyku sinyali alır. Çoğu öğrenci için yatak ?çalışma zamanının? değil ?uyku zamanının? geldiğini haber verir. Koltuk ve divan gibi yumuşak yerlerde ders çalışmak tehlikelidir. Öğrenme enerjiyi gerektirir; bu nedenle öğrenme durumunda bedeninize, enerjiye gereksinim olduğu mesajını verin. Kendinizi de öyle bir konuma (oturma pozisyonuna) yerleştirin ki o mesajı desteklesin.
7-Kütüphaneyi kullanın:
Kütüphaneler öğrenmek için kurulmuştur. Işıklandırma kusursuz, ortam sessizdir. Kütüphaneye girmek zihninizi sessiz ve huzurlu bir ortamda ders çalışmaya hazırlar. Çoğu kişi kütüphanede daha kısa zamanda daha çok şey öğrenebilir. Şimdiye kadar yapmadıysanız, bunu deneyin.
8-Dikkatinizin dağıldığını fark edin:
Dikkat dağılmasının nedeni çoğu zaman içsel kesintiler, yani düşüncelerinizdir. Yaşamla ilgili düşünceleriniz dikkatinizi kolayca dağıtabilir. Böyle bir şey olduğu zaman, bu düşüncelerinizi görmezden gelmeyin, onları fark edin, sonra da kafanızdan atmaya çalışın.
9-Birlikte yaşadığınız kişilerle çalışma zamanı üzerinde anlaşın:
Birlikte yaşadığınız kişiler, arkadaşınız, ana-baba yada kardeşleriniz olabilir. Kurallarınızı açıkça ortaya koyun ve bunları uygulayın. Anlaşmalarınızı, açıkça yazılı bir kontrat halinde de ifade edebilirsiniz. Örneğin, günün, haftanın hangi zamanlarında nerede ders çalışacağınızı o kişilerle konuşarak belirleyin ve sonra uygulayın.
10-Gürültüden uzak durun:
TV?nin karşısında ders çalışmayın. Radyo, kaset yada CD çalıyorsa, kapatın. Öğrencilerin bir kısmı müzikle daha iyi çalıştığını ifade eder; bu doğru olabilir. Bazı öğrencilere göre dikkatle seçilen müzikli bir ortamda ders çalışma etkinlikleri daha iyi sonuç verir. Bu durum bazı öğrenciler için doğru olabilir. Ancak araştırmaların büyük çoğunluğu sessizliğin en etkin çalışma ortamı olduğunu göstermiştir.
11-Başkalarının sizin zamanınızı nasıl kullandığına dikkat edin:
Ders çalışma zamanınızı rahatça kullanmanıza engel olan arkadaş yada yakınlarınız varsa bunların kimler olduğunu belirleyin. Belki sizin zamanınızı nasıl boşuna harcattıklarının farkında değildirler. Bunu saptadıktan sonra onları bu durumdan nazikçe haberdar edin.
12-Telefondan uzak durun:
Telefon işe engel olan, çok güçlü bir dikkat dağıtıcıdır. Aslında sizi çalışırken rahatsız etmeyi düşünmeyen kişiler sizi görmedikleri için, en olmaz zamanda telefon edebilirler. Sizin yönünüzden ise telefonların ders çalışmanızı nasıl aksattığını açıklamak zor olabilir.Telefon gelmesi sizin hatanız değildir, arayan kişiye de kaba davranmak istemezsiniz.Ancak telefon kurbanı olmak zorunda da değilsiniz.Eğer telefonla? Şimdi konuşamam,ders çalışıyorum.? Şeklindeki açıklamanız başarısız olursa, kısa yanıtlara ve uzun sessizliğe başvurun. Telefonda sessizlik sohbeti öldürür.
13-?Hayır? demeyi öğrenin:
Gerektiğinde ?hayır? diyebilmek, hem öğrenciler için çok değerli zaman kazandırıcı bir davranış, hem de yaşam boyunca yararlanabileceğiniz bir beceridir. Pek çok kişi talebin reddedilmesini kabalık olarak görebilir. Oysa nazik ve etkili bir tarzda ?hayır? denebilir. Kuşkusuz, arkadaşlarınız ve yakınlarınız sizin başarılı bir öğrenci olmanızı isterler. Onlara taleplerini karşılayamamanızın nedeninin ders çalışmak olduğunu anlatırsanız, sizi anlayışla karşılarlar. Çünkü arkadaşınıza değil, onun isteğine hayır diyorsunuz.
14-Kapınıza ?rahatsız etmeyiniz? yazısını asın:
Böyle bir yazıyı kendiniz yazabilirsiniz. Göreceksiniz ki bu uyarı sizin rahatsız edilmenizi önleyecek, size zaman kazandıracaktır.
Bir noktada takılıp kaldığınızda kendinize sorabileceğiniz sorular:
15-Amacıma ulaşmada yararlı olabilecek bir görev (iş) ne olabilir?
Uzun süreli işleri kısa zamanlarda yapılacak işlere ayırmak büyük, kapsamlı ya da zaman alacak işlerde kullanılan iyi bir yaklaşımdır. Bu işin tercihen 5 dakikada tamamlanabilecek küçük bir bölümünü seçin ve bunu gerçekleştirin. Bunu başarıyla tamamlamış olmanın doyumu, sizi yeni bir şeyi daha başarmaya yönlendirecektir. Böylece yapılacak büyük kapsamlı iş küçülmeye başlar.
16-Kendimi çok zorluyor muyum?
Bir okuma ödevini yaparken zorlanıyor, sıkılıyor ya da dikkatinizin sık sık dağıldığını fark ediyor veya yarına yetiştirmeniz gereken problemlerde geri kaldığınızı görüyorsanız, bir dakika ara verip kendinizi nasıl hissettiğinizi sorun. Kendinizi sert bir biçimde yargılıyor musunuz? Biraz durun ve mantıklı düşünmeye çalışın. Sıkıntılı anlar yaşadığınızı, bunun zaman zaman herkese olabileceğini kabul edin. Kendinizi azarlayarak, suçlayarak sorununuzu büyütmeyin.
17-Kusursuz olmak zorunda mıyım?
Yaptığınız şeyin kusursuz olması gerekir mi diye kendinize sorun. Örneğin bir dönem ödevi ile derste aldığınız notların gramer yönünden aynı kusursuzlukta olması beklenmemelidir. Kusursuz bir basket pası gelinceye kadar atış yapmayı reddeden bir basket oyuncusu atış yapma olanağı hiç bulamayabilir. Eğer bir işi % 95 etkinlik ve kusursuzluk düzeyinde iki saatte yapabiliyorsanız ve eğer bunun %100 mükemmellik düzeyine çıkması için dört saatlik çalışma gerekiyorsa, kendinize % 5 ?lik ilerleme için harcadığım zamanı ikiye katlamaya değer mi? diye sorun.
18-Vaktimi nasıl boşa harcadım?
Zamanın geçtiğini ancak istenileni henüz başaramadığınızı fark ettiğinizde, bunu ciddiye alın. Birkaç dakikada bu durumu gözden geçirerek vaktinizi ne gibi işlerle boşa harcadığınızı saptayın. Davranışlarınızda alışkanlıklar hakim olabileceğinden aynı şeylerle vaktinizi boşa geçiriyor olabilirsiniz. Bu nedenle vakit öldüren etkinlikleri ve alışkanlıklarınızı fark ettiğiniz zaman bunu kontrol edebilir, özdenetime alabilirsiniz. Küçük bir hareketi gözlemek size saatleri, günleri kazandırabilir.
19-Şimdi yaptığım iş için kendime ücret verir miydim?
Bir öğrenci olarak bir işte çalışıyorsanız; aldığınız ücreti hak ediyor musunuz? Otuz dakika içerisinde ikinci, üçüncü kez kola yada çay içmek üzere ara verdiğinizde bu soruyu kendinize sorun. Pek çok çalışan öğrencinin işe yatırımı kendi üretkenliğidir ve bazen de vasat yada sıradan bir işin kendilerine neye mal olduğunun farkında olmazlar.
20-Bir şey daha yapabilir miyim?
Uzun bir günün sonunda, bunu kendinize sorun. Hemen her zaman küçük bir şey daha yapmaya, işi tamamlamaya yetecek kadar enerjiniz olabilir.Gün içinde yapacaklarınız bitinceye kadar çalışma alışkanlığındaysanız, buna bir şey daha ekleyerek genel üretkenliğinizi geliştirebilirsiniz.
Okul Psikolojik Danışma ve Rehberlik Servisi